22.10.2018

Anasayfa / Ruhsal Bilgi

Yaratıcı Işık Aydınlığı

         Evrensel bilinçle bütün olma hali, aydınlanmadır. Ruhsal ve fizyolojik olarak gerçekleşir. Çok yüksek bir potansiyel güç içine girmeye benzer. Böyle bir gücü kaldırabilmek, aynı zamanda bedensel gücün de onu karşılayacak durumda olmasını gerektirir. Bilincin açıklığı, insanı tedricen bir aydınlığa doğru götürür. İçinde bulunduğumuz çağda aydınlanmak, geçmiştekine göre daha hızlı ve de yüksektir. Evrensel ışık artık o kadar güçlü bir yoğunlukla dünyaya geliyor ki, hücresel bir değişim içerisinde daha kuvvetli bir titreşimle uyarılabiliyoruz.

 

         Yaratıcı ışığın dünyaya geliş yoğunluğu, bilincimizin hızlı bir şekilde açılmaya başlamasına yol açıyor. Çok hızlı bir değişim süreci içindeyiz. Bilgiye ulaşmak artık ezoterik sırları, gizli mabetlerde öğrenmeye gerek bırakmıyor. İçinde bulunduğumuz çağın bu konulara açıklık getiren kitapları elimizde bulunuyor. Hele bilgilerin gerçek anlamda çalışmasına girince, ruhsal planlarımızın tüm boyutlarında bir hareket sağlıyoruz. Aydınlanabilmek için, bilinçli olarak arınmak gerekiyor. Ruhsal arınmamız, bedeni de arındıracak ki, çok yüksek ruhsal potansiyele dayanabilsin.

 

         Bedenin yıkanması gibi, her gün arınarak ruhumuzu beslememiz gerekir. Vücudun canlılığını temin eden ruhtur. Ruhun gereksinimlerine yer vermek şarttır. Ancak ruh parçası olduğu evrene açılarak ait boyutundaki gelişimini sürdürecektir. Biz sezgilerimizle kendimiz için neyin doğru olduğuna karar verebiliriz. Meditasyon, dua, zikirler bizi belirli frekanslara getirir. Arınmayı başlatır ve beyni uygun duruma getirerek düşünce engellerini aşmamıza yardım eder.

 

         Belirli zamanlarda, ruhumuzun arınmasında potansiyel güç olan Yaratıcı ışığın hissedilmesi ve onu çağırmak gerekebilir. Evren bir ışık enerjidir. Ruhumuz ve bedenimiz de, belirli bir frekansta titreşen ışıktır. Evrendeki dönüşüm yasaları, yüksek frekanslı ışığın, düşük frekanslı ışığı değişime uğrattığını söyler. Bu olay muazzam bir simyadır. Kendimizi evrene açtığımızda gelen yüksek ışık, üzerimizdeki arınmaya ihtiyaç gösteren yerlerin, ağırlaşmış ve durgun titreşimlerin dönüşüme uğramasını sağlar.

 

         Bir metot olarak; evrendeki en yüksek ışığı çağırıyorum, beden ve ruhumdaki ağırlıkları dönüşüme uğrat dersek, yaşamın başka yönlerini de kendisini yansıtacaktır. Esasta kaynağı aynı olan ışık, her ihtiyaç hissettiğimiz yer ve zamanda kuvvetle istenirse, bizi yıkayacak ve vücut ritmimize uygun bir konumda arınmamızı bize hissettirecektir. Her zaman bunu yapmalıyım değil, yapmak istiyorum, yapmayı seviyorum diyebilmeliyiz.

 

         Olgunlaşmış ruhlar gerekli bilgiyi evrenden direkt olarak alabilirler. İçlerinde onun uygun yapısı vardır. Devam gücünü bulup da uygun potansiyelini karşısındakine geçirebiliyorlarsa, enerjiyi akışa sokabilmişlerdir. Yaşamda her zaman problemler olacaktır. Egolarımızın istediği türden bir yaşam, mümkün değildir. Ruh bedene kendini geliştirmek için geliyor. Enerjimizi yükseltip bağlantı kaynağımızla ahengimiz şarttır. Bu yüzden ruhumuzun ihtiyaçlarını hissedip ne istediğini bulmamız gerekiyor.

 

         Egonun gemini elde tutabilmek lazım ki, daha yüksek bir enerji gelebilsin. Ego kendini varlığın merkezi olarak göstermek, devamlı kendini güvende bulmak istiyor. Egonun aradığı enerji, bizim yatay enerji dediğimiz, dünyadan ve diğer insanlardan gelen enerjidir. İşin metafizik kısmında ego bir yana çekildiği zaman daha yüksek bir enerji inebiliyor insana. Ruhsal çalışmalarda, kendi derinliğimize inmek zorundayız. Bu bir karanlık olsa bile, zor ve ıstıraplı süreçten geçmek zorundayız.

 

         Aydınlanmaya giden yol karanlıktan geçiyor. Karanlığını bilmeyen ışığı kendinde açamaz. Karanlık ve aydınlık bir dengedir. Zaman zaman sessizliğe çekilerek ruhun sesini duymamız gerekir. Sessizliğin bir raddesinde Tanrı’nın sesini duymak ve o dili çözmek gerekecektir.

 

         Mistikler, ruhun karanlık bir süresinden söz ederler. Böyle bir karanlık süre zarfında hiçbir şey yoktur. Bilinemeyen ıstıraplı bir safha ve ruhun özüne döndüğü bir süreçtir. Bilinç aşamalarında ve boyut atlarken mutlaka yaşanır. Ruhun aydınlanmış bir yerinde olunmasına rağmen bu durum yaşanır. Bu zaman gerçekten değişime uğradığımız bir süreçtir. Bu metamorfoz dönem kişinin alışık olduğu, yaşadığı insanî düzenin yıkılmasını gerektirir. Adeta bir ateşten geçerek, arınmanın gerekli şekline dönüşür.

 

         İnsanlık olarak geleceğimizi, şu anda yaratıyoruz. Kolektif bilincin böyle bir inanç etrafında birleşmesi, onu yaratmaya hizmet ediyor. Şu anda her zamankinden yoğun bir karanlık içindeyiz. Korku, bizde bütün gücüyle son kozlarını oynuyor. Aydınlığa çıkabilmenin çarelerine en yakın mesafedeyiz. Karanlık olmadan aydınlık da yok, evrim de. Karanlığı tanımak ve ondan uzaklaşmak zorundayız.

 

         Karanlıktan kurtulmak için kendimizi temizlememiz gerekiyor. Bu, ışığı yüksek tutmakla sağlanacak. Sevgiyle, karanlığın fonksiyonunu anlamamız gerekiyor. İnsanlara maddî-manevî yardım içinde bulunmak, aldığımız her nefeste Tanrı’yı ışığıyla sevmek ve kendimizi geliştirmekle bütünlüğe sokarız. Sevgi, evrenin en yüksek enerjisidir.

 

(Güncelleme: 16/01/2006)

Anasayfa / Ruhsal Bilgi
Arşivdeki makaleleri aşağıdan ulaşabilirsiniz
HAKKIMIZDA | ZIYARETCI DEFTERI | iLETiŞiM |