22.10.2018

Anasayfa / Ruhsal Bilgi

Evrensel Gücümüz

                  İnsanın içinde varolan sonsuz gücün ortaya çıkacağı, yaratıcılığını kana kana yaşayacağı bir yolculuğa açık olduğu bilinmektedir. Bir zamanlar ona Tanrıya giden en kısa yol demişlerdi. Bu çok ince bir yoldur ve özen gösterilmediği taktirde sonu ölümle bitecek tehlikeli bir yolculuktur. Eterik bedendeki kök şakrasının omuriliğin dibine karşılık olan yerinde uyuyan bir yılan-tanrıça olarak ifade edilir.

Hint mitolojisinde Kundalini Shakti olarak bilinen evrenin yaratıcı ve dişil unsurudur. Bu bir çeşit uyandırılmamış bir enerjidir. Meditasyon ve benzeri tekniklerle harekete geçtiğinde tarifsiz bir güçle bir spiral şeklinde yükselir. Bu enerji taç şakrasına vardığında saf bilinci ve eril gücü ifade eden Shiva ile bütünleşir. Bu iki karşı enerji bir ışık bütünlüğü içerisinde iken, bu kudretinin farkına varan insan, evrenin sonsuzluğunda kaybolur.

Bilgilere göre yaşam enerjisi olan prana bedende üç kanalda harekettedir. Nadi denilen sağ ve sol kanallar ortada bulunan merkezî kanalı kuşatırlar. Sağ kanal pozitif ve sıcak özellikte eril bir solar pranadır. Sol kanal ise negatif ve soğuk özellikte dişil bir lunar pranadır. Üç kanal kuyruk sokumunda bir araya gelirler. Sağ ve sol kanaldaki prana dengelenerek buraya indiğinde kundalini oluşur. Uyuyan yılan da uyanarak yüksek bir potansiyel güç boyunca sushumna olarak bilinen orta kanaldan alev gibi yükselir. Bu sırada bütün şakraları aktif duruma sokar. Bu durum bir aydınlanmadır.

Kundalini’si bir sebeple açığa çıkmış kişi, bir basınç altındadır. Aşırı zinde ve canlıdır. Çeşitli organlarında yoğun enerji depolanmıştır. Kullanım ve tercihlerine göre de bu yoğunluk bölgeleri değişebilir. Stresi kaldırabilecek yapıda ruhsal güce sahip bulunmuyorsa, kundalini kişiye umulmadık karanlıklara fırlatacak kadar zarar verebilir.

Kundalininin spiritüel anlamda gelişmemiş insanlarda da uyanabileceği bilgiler arasındadır. Ancak sıkı bir arınma ve programlı bir disiplin sonucu elde edilebilen ruh-beden saflığı, kundalini çalışmaları için giriş olacaktır. Şayet bu müthiş güç tesadüfen uyanırsa veya bilinçsiz kullanılırsa, yükselen alevin seyrine göre başlarda yaşanılan vecd hali bir kabusa dönüşür. Yine şakralarda bir tıkanıklık varsa, enerji rahat akamadığından sinir sistemini yakabilir. Organlarda tahribat yapabildiği gibi, psikolojik dengesizliklere de yol açabilir. Enerji bedenlerinde meydana gelebilecek delikler, insanı negatif güçlere karşı da savunmasız bırakabilir.

Kundalini yogası yaptığını iddia eden bir öğretmen, eşinin  uyuyan yılanını yuvasından çıkarmayı başarınca; daha önce hiç bilmediği bir farkındalık ve canlılık içine sokmuış, günlerce uyumadan gezmiş, artan duyarlığı ile odaklandığı her insanın düşüncesini okuyabildiği gibi, onları istediğince yönlendirip, sonra da “ben galiba mesihim,” diyerek sağ duyusunu yitirme aşamasına gelmiştir. Ayrıca eşinin aklını kaçırmak raddesine geldiğini gören bir adam, okült bilgilere vakıf bir arkadaşından yardım istemiş. İki saat içinde dinen kundalini ateşinin nöronlarında yaptığı tahribatla seneler sürecek korkunç bir depresyonun karanlığına sürüklenmişti. Aradan yirmi yıl geçtiği halde bir daha eski kişiliğine dönememişti.

George Arundale, (1938) “Kundalini ateşi, Tanrı aşkının özüdür.” diyor. “Altta olan üste, cüz evrensele yükselir…Evrensel de bireyde yerini alır. Bu da kundalini’nin amacının bir parçasıdır.”

 

(Güncelleme: 04/11/2005)

 

 

Ruhunuzun enginliğinde yaşarsanız, hayallerinizin gidebildiği  yerlere ulaşabilirsiniz.  İnsan ruhu, evreni kuşatabilecek enginlikte bir sevgi çekirdeği taşır.

                                                                   Muhammed  Bozdağ

Anasayfa / Ruhsal Bilgi
Arşivdeki makaleleri aşağıdan ulaşabilirsiniz
HAKKIMIZDA | ZIYARETCI DEFTERI | iLETiŞiM |