10.12.2018

Anasayfa / Ruhsal Bilgi

Öz'de Uyanış

“Dar görüşlü dünyevi insanlar, asıl feragatçılardır!  Bir avuç dolusu geçici dünyevi oyuncak için, eşi olmayan yüce zenginliklerden vazgeçiyorlar.”

İnsanın işi kolay değildir. Dünyaya gelmekle gerçek kimliğini unutmayı kabul ediyor ve tekrar onu bulmak için zorlu bir çaba içine giriyor. Olay elbette bir saklambaç oyunundan ibaret değil. Arkasında henüz çözemediğimiz hikmetlerin yanında, ömürler boyunca süren düzenli bir tekamül var. Başka türlü mümkün olsaydı , tabii kolay yollar tercih edilirdi. Fakat ancak bu şekilde yürümek mümkün ki önümüze bu çıkartılıyor. Yolculuğun zorunlu olarak bu şekilde olması gerektiğini saptadıktan sonra dünyadaki zor işimizi kolaylaştırmanın, güçlükleri hafifletmenin çarelerini arayabiliriz.

Dünya, varlığın madde deneyimi kazandığı ortamlardan birisidir. Kuşkusuz varlığın gelişme gereksinmesine göre, daha yoğun veya daha az yoğun madde ortamlarının evrende var olduğunu kabul edebiliriz. Yaratan’ın titreşimlerini taşıyan Öz’ün, kendisi için öngörülen yolculuğunda, madde-ötesi inceliklerden  en kalın madde ortamlarına kadar bütün titreşimlere nüfuz etmesi planlanmıştır. Bu uzun yolculukta kullanılmak üzere kendisine verilmiş olan bireysel kimliği, öz, bazı durumlarda gerçek kendisi yerine koyar. Birtakım etapların kolay geçilmesi için başlangıçta bilerek yapılan bu değişim, özellikle katılığı fazla yoğun madde ortamlarından geçerken kalıcılık yanılgısına dönüşme tehlikesini taşır. Kendini dünya ile özdeşleştirme, bu riskin belirgin örneklerinden birisidir. Geçici olduğunu bildiği ve gördüğü halde, ruh için dünyanın cazibesi bazen o kadar çekici hale gelir ki, varlık bu ataleti sürdürüp tembelliğinin “tadını çıkarmak” için gözlerini kapatır, bilgisizliği satın alır.

Bu derin bir uykudur. Uyandırma çabaları uzun bir süre etkisiz kalabilir. Varlığın kendi tercihi olan bu durum, o uyanmak isteyinceye kadar devam edecektir. Uykusunda onu oyalayıp tatlı rüyalar yaşatan oyuncaklar çoktur. Bunlar bedenini okşayan, haz veren konfor ve maddi araçlar olabildiği gibi, egosunu tatmin eden, gurur ve kibirini artıran okşayışlardır. Her biri bir zaman etkili olur. Ta ki, bütün bunlara rağmen içten içe belli belirsiz başlayıp dozunu artıran rahatsızlıklar ortaya çıkıncaya, ya da o sun’i cenneti yıkmak üzere ruhunda şok etkisi yaratacak bir olayla karşılaşıncaya kadar. O zaman ayaklar suya erer. Yaşanan tatlı rüya kabusa dönüşür. Fakat boşa harcanan zamanın tahribatı gerçektir. Asıl fonksiyonundan geri kalmanın bedeli ödenecektir. Yine de zararın neresinden dönülse kârdır.  Uyanma ve gerçeğe dönme ne kadar çabuk olursa varlığın o kadar lehine olacaktır.

Sahte kimlikten sıyrılıp gerçek kimliğe geçiş, dönüş yolunun başlangıcıdır. Gerçeğin ucu görünmüştür. Dönüş yolunda da kandırıcılar vardır. Fakat ruh tecrübe kazandığından onlara kapılması artık daha zordur. Buna rağmen dikkatin elden bırakılmaması gerekir. Çünkü ayartıcıların oyunu çoktur. Basiret gösteren, öz’ün gerçekliğini benimseyen bulduğu ışığı bırakmayacak, bir daha karanlığa girmeyecektir. Hatta daha bir görev idrakiyle, bir zaman kendisinin düştüğü yanlışlığa girme tehlikesinde olanları veya o yanlışlığa girmiş olanları ikaz ve yardımla kurtarma görevlerinde yer alacaktır. Çünkü o, ayrılığın olmadığını görmüş, birlik ve bütünlüğün ana yasa olduğunu anlamıştır. Kaynaktan başlayıp kaynakta bitecek olan dönüş yolunda kendisine katacağı yoldaşlarının kendi öz’ünden oldukları bilgisi onun rehberidir.

Anasayfa / Ruhsal Bilgi
Arşivdeki makaleleri aşağıdan ulaşabilirsiniz
HAKKIMIZDA | ZIYARETCI DEFTERI | iLETiŞiM |