22.10.2018

Anasayfa / Ruhsal Bilgi

Evrenle Bağlarımız

        Evrende her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve birbirini etkilediğini anlamamak mümkün değildir. Bu durum ilâhi birlik yasasından kaynaklanmaktadır. Durgun bir gölün üzerine düşen yağmur damlasından halka halka yayılan dalgalar gibi, yaptığımız her hareket, söylediğimiz her söz aklımızdan geçen her düşünce, sadece çevremizdeki dünyaya tesir etmekle kalmıyor, evrenin diğer boyutlarında da yayılıyor.

        O zaman kendimize olduğumuz kadar, başkalarına da sorumluyuz. Çünkü ne yalnızız, ne de ayrı… Yaratan'la her zaman bir'iz. Eğer insan bu bağlantıyı görmemekte direnirse kendi kudretinin farkına varmak ve gücünü ortaya çıkarmakta zorlanacak, boş yere acı çekmeye devam edecektir. Sınavda olduğu bu yaşam dersini almak üzere defalarca deneyerek kazanmaya çalışacaktır.

        İlâhi birlik yasalarının görülebilmesi, insana farkındalıkla açılır. Maddî dünyamızın basıncını azaltıp, sınırlarını aşıp, ruhumuzun aşina olduğu hafifliği elde etmek ve aşk denilen o güzellikteki enerjinin içinde olmalıyız. Varlığımızın amacı bu yönde oluşmalıdır.

        Spiritüel geleneklerin temelinde dua ve meditasyon vardır. Her ikisi de zihnin lokal gürültüsünü önleyerek, evrenle kurduğumuz bağlantının derinleşmesine ve güçlenmesine yardım eder. Dua bir çeşit Yaratıcı'yla konuşmak, meditasyon ise O'nu dinlemektir. Dua Yaratan'la kurduğumuz, varlığımıza has ilişkinin ifadesidir. Aynı zamanda kendimizle bütünleşmek arzusu ve kavuşmak arzusundan başka bir şey değildir. Dua etme nedenimiz bazı zamanlar bencil olsa bile…

        İnsan aşık olduğunda etrafındakileri görmez ve duymaz hatta hissetmez de… Sadece sevdiğine odaklanmıştır. O ve sevdiği soyut bir dünyada yalnızdırlar. Kendilerine mahsus evrenin ortasında ayrı bedenlerine rağmen bir bütündürler. Sevginin tılsımıdır onları öylesine birleştiren…

        Kendimizi tamamen vererek, kalben yaptığımız her eylemde sevgi hüküm sürer. Geride kalarak yargılayan, çarpıtan ve sorgulayan bir parça kalmamıştır artık. Böylece dua kutsallaşır, çünkü sevdiğinin içinde bir bütün olursun. Bütün olmak, kutsallaşmaktır. Bundan daha üst bir değer bulunmaz.

        'Tanrı ile Sohbet' kitabında, Neale Donald Walsch şöyle der: "Doğru dua, yalvarma duası değil, şükran duası olmalıdır. Tanrı'ya, kendi realitenizde deneyimlemeyi seçtiğiniz bir şey için önceden teşekkür ettiğinizde, sonuçları 'olmuş gibi kabul ettiğiniz' anlamına gelir. Bu nedenle şükran duası en güçlü mesajdır, henüz istemeden Tanrı'nın size yanıt vermiş olduğunun içselleşmesidir. Yalvarmayın. Değer bilin. Şükran değer bilmektir."

        Dilek ve isteklerimizin gerçekleşmesini istiyorsak, gelecek yeniliği kabul edebilmek için kendimizi değiştirmek ve geliştirmek ihtiyacındayız. Yaratıcı bizim için uygun olanı verirken biz de buna karşılık olacak gidişatımızı tayin etmekle yükümlüyüz. Bu ise, sadık kalarak kim olduğumuzu, nereye ve niçin gittiğimizi anlamakla olacaktır.

(Güncelleme : 10/04/2006)

Anasayfa / Ruhsal Bilgi
Arşivdeki makaleleri aşağıdan ulaşabilirsiniz
HAKKIMIZDA | ZIYARETCI DEFTERI | iLETiŞiM |