22.10.2018

Anasayfa / Ruhsal Bilgi

Ruhsal Gerçek Üzerine Düşünceler

Ruhsal gerçek tamamını göremediğimiz muazzam bir resim gibidir. Her din, her inanış, yeryüzüne insanlığı aydınlatma amacıyla inmiş her ruhsal görevli, bu büyük resmi hitap ettiği insanların şuuruna ve o sırada evrende hüküm sürmekte olan enerjiye göre bir başka renkte anlatır. Günümüz, yine sembolik olarak ifade edersek bugüne kadarki renkleri birleştirip beyaza çevirme günüdür.

İnsanlığa hitap eden kaynak hep aynı kaynaktır ve yöneliş aynı YARATICI’ ya O’nadır. Bu temel ilke, ilkel dediğimiz veya öyle sandığımız insanların inanışlarından, hatta putlarından, ibadetlerinden tutun, bugün neyi son çağ inanışı kabul ediyorsanız hepsinde aynıdır. Temel ilke değişmez. Değişen, gelişen insan şuurudur. Söylemlerdeki fark şuur farkıdır.

Kutsal kitaplar ne yazık ki zamanlar içinde çeşitli değişikliklere uğramış, onları yeniden kendi yorumlarına göre tanzim etmişlerdir. Her dindeki bunca mezhep ayrılığı nedir? Hep Büyük Bilgi’nin insan şuurlarındaki değişik yansımaları değil midir?

Mesih fikri yalnızca Hıristiyanlığa ait değildir. Müslümanlıkta da karşılığı olan Mehdi anlamı vardır. Tüm inanışlar insanlık için bir altın çağ müjdelemişlerdir. Ama yukarda da değindiğimiz gibi farklılıklarla. Hıristiyanlar, Hz. İsa’nın yeryüzüne tekrar geleceğini müjdeliyor, Müslümanlar ise yeryüzünde son çağa ulaşıldığında herkesin, tüm dünyadaki insanları tamamının Müslüman olacağına inanıyor. Hepsi aslında aynı değil mi? İnsanlar Büyük Gerçeği kavrayacaklar, hepsi aynı YARATICI’ ya, O’na yönelik olduklarının farkına varacaklar. Dinlerin ortaya koyduğu farklılıkların aslında insanlar tarafından uydurulduğunu göreceklerdir.

Hz. İsa, bazı tarihi kaynaklara göre, ayrı bir din yaratmak değil, Hz. Musa’nın getirdiği bilgiden uzaklaşan insanları yeniden asıl gerçeğe döndürmek için çalışmıştı. Sonradan bu öğretiyi çeşitli yönlerden kalıplayanlar Havariler ve onların ardıllarıdır. Neden üç büyük Peygamber aynı zamanda dünyaya gelmedi? Neden Hz. Muhammed bu son dindir dedi? Neden tüm dinler ve inanışlar, felsefi söylemler iyi, doğru ve çalışkan insan olmayı, sevginin büyük değerini, bilginin gerekliliğini anlatıyor. Neden hep bir yüksek ahlak üzerinde duruluyor? O’ Mutlak Sevgidir, O Mutlak Erdemdir gerçeği hepsinde vurgulanmıyor mu? Bundan ötesi bir takım hikâyeler, biçim farklılıkları ve teferruattan başka bir şey değil mi? Bunların üzerinde çok ciddi olarak düşünmek gerekir. Unutmayalım düşünme bir akıl işi değil, gönül işidir. Her türlü tesirden, ön yargıdan, batıl olandan, korku ve çıkarlardan, nihayet egodan uzak bir düşünce Büyük Bilgiye ulaşmanın tek aracıdır. Düşüncenin tamamen bir gönül enerjisi olarak ortaya çıkabilmesi içinse insanın uzun çalışmaları göze alması gerekir.


Ayşe Turhan


(Güncelleme: 25/07/2006)

Anasayfa / Ruhsal Bilgi
Arşivdeki makaleleri aşağıdan ulaşabilirsiniz
HAKKIMIZDA | ZIYARETCI DEFTERI | iLETiŞiM |